PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ölmez


AURORA
08-25-2009, 05:03
[Only Registered Users Can See Links]

ÖLMEZ
Bitmez yasımız, içte kapanmaz yaramız tez,
İnsanlar ölür, bir koca tarih olan ölmez!
Solmaz o beniz, yok, o bakışlar yine mavi,
Lâyık onu tutsak biz ilahlarla müsavi.
Göğsünde bu yurdun tütedurdukça ocaklar
Eksilmeyecektir ona kan ağlayacaklar.
Batmaz o güneş, yurdu aşıp tarihe dalsa,
Her Türk Ata'nın yolcusudur tek kişi kalsa!
Atmaz bir adım arkaya "Türk"üm diyecek genç,
Yoktur onu inkâr edecek, varsa ne iğrenç!
Çiğnenmeyecek ömrünü vakfettiği ülkü,
Ahrette bulur, ölse de, ardında bu mülkü.
Ant içtik evet gitmeye gösterdiği izden,
Her gün tutacaktır o büyük Ruh elimizden.
Yok işte bakın ondaki nur ayda, güneşte,
On beş yıla sığdırdı o Dev, yüzyılı işte!
Gencim! diyen artık bir akistir o güneşten.
İçlerde yanan kutsal alev hep o ateşten.
Parlar o güneş, âlemi sonsuz gece sarsa,
Bir laht ona tarih, o anıt şanına darsa.
Bir dağdı aşılmaz, yüce gökten daha yüksek,
Yetmez, biz o insanla asırlarca övünsek.
En ünlü adamlar bile etsin ona gıpta
Yansın ona âlem, yüreğinde kan akıp da.
Kalbimizdeki tunç heykeli gök çatlasa bölmez,
İnsanlar ölür, Türk'e ilâh olmuş er ölmez!

Orhan Seyfi ORHON

AURORA
08-25-2009, 05:04
İhtilal Bayrağı

[Only Registered Users Can See Links]

On sekiz yıl... ne zorlu, ne emsalsiz, ne çetin...
Fert halinde bir timsal azmiyle bir milletin:
Işık saçlı, gök yüzlü, Tanrı sözlü bir timsal:
Sivas'tan Ankara'ya geldi Mustafa Kemal.
O gün Türk milletinin şahlanan hıncıydı o.
O gün mazlum Asya'nın kahhar kılıcıydı o.
Tutuşturmuş değdiği fikri, hissi, toprağı
Alev saçlı, gök gözlü o ihtilal bayrağı;
Dolmuş boş gönüllere, kör gözleri fer olmuş;
Girdiği her savaşta en son muzaffer olmuş;
Çıkmış meydana Türk'ün en çok daraldığı gün;
Odur yenen son makûs talihini Türklüğün
Pirene'den, Tuna'dan, Mohaç'tan, Pilevne'den
Ta Sakarya'ya kadar gerisin geri giden
Müthiş, makus bir bahtı yenebilir ancak o,
En haklı ihtilalin en başında sancak o;
Ona ta canevinde yer vermeli insanlar,
Osmanlı anlayamaz, onu ancak Türk anlar:
Ateşinde erimek, yeniden şekle girmek,
Ona ram olmak değil, biraz o olmak gerek;
Her haliyle örnek o, Türk için erkek için;
Onu anlamış olmak ve onu sevmek için
Daralınca gönlünde o azmi bulmak gerek
Ona diz çökmek değil, ona doğrulmak gerek.
Şarklılık, Osmanlılık, gerilik bir tarafa:
Garplı kafa, Türk gönül, ak alın, olgun kafa....
İstediği hasada bu yerde rençberiz biz,
Onun "Mustafa Kemal" dediği gençleriz biz.
Ankara bayramını gönülden kutlarız,
Bir daha bunalırsan "o" vardı, bizler varız...
Atatürk! Burçlarında bekliyoruz bir nöbet;
Bizce birdir seninçin yaşamak, ölmek, emret;
Emret: kanı çekilmiş damarlara dolalım;
Bir an senen izinden saparsak kahrolalım.

Ankaralı Aşık Ömer (B.K. ÇAĞLAR)

AURORA
08-25-2009, 05:05
Mustafa Kemal'i Düşünüyorum

[Only Registered Users Can See Links]

MUSTAFA KEMAL'İ DÜŞÜNÜYORUM

Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri.
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri,

Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği,
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.

Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyor zaferden zafere.

Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Ölmemiş bir kasım sabahı!
Yine bizimle beraber her yerde,
Yaşıyor dört köşesinde vatanın
Yaşıyor damar damar yüreklerde.

Mustafa Kemal'i düşünüyorum,
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum
Uykularıma giriyor her gece.
Ellerinden öpüyorum.


Ümit Yaşar OĞUZCAN

AURORA
08-25-2009, 05:06
Gazimize

[Only Registered Users Can See Links]

GAZİMİZE
Büyük küçük her ferdi asırlarca bu yurdun
Emekleyip dururken köhne izler üstünde;
Sen o kartal pençenle tutup bizi uçurdun
Aşılamaz ne dağlar, ne denizler üstünde.

Kurur senin nurunla izleri gözyaşının,
Düşmanları titretir çatılışı kaşının.
Bir güneş tesiri var o ilâhi başının
Karanlıklara düşmüş ümitsizler üstünde.

Sen çürümüş, dağılmış bir cesede can kattın:
Mezarından çıkarttın, semalara fırlattın;
Yeni baştan şerefli bir âlemi yarattın:
Bu derece hakkın var senin bizler üstünde.

Titriyor İstanbul'un sevinçle her bucağı,
"Gel!" diyor bir el gibi sana vatan sancağı;
Kapanıp öpmek için basacağın toprağı,
Bütün şehir bekliyor seni dizler üstünde.


Orhan Seyfi ORHON